Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TİMUÇİN KODAMAN İYİ PARTİ ISPARTA MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI

TİMUÇİN KODAMAN İYİ PARTİ ISPARTA MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI

TİMUÇİN KODAMAN İYİ PARTİ

Prof. Dr. Timuçin Kodaman İyi Parti Isparta Milletvekili Aday Adaylığını açıkladı

Büyük Türk milletinin desteği ve teveccühü ile Türkiye’yi 21 yıldır yöneten AKP iktidarı, ülkeyi yönetilemez hale getirdiği için Türk milletinden sürekli olarak helallik istiyor. Dinimizde, bireysel olarak helallik istemek, erdemli bir davranıştır. Ancak devleti yönetenler helallik isteyerek, sorumluluklarını örtemezler. İktidar, ülkeyi ve toplumu, refah ve güvenlik içinde yönetmek zorundadır. İdari sorumluluğu olanların, devletin neden işlemez hale geldiğinin nedenleri üzerinde durmaları ve ciddi bir özeleştiri yapmaları gerekiyor. Gelinen noktada AKP iktidarının, ekonomi, eğitim, doğal afet, terör ve dış politika gibi birçok alanda ülkeyi yönetemediği görülmektedir. Alım gücünün düştüğü, toplumun büyük çoğunluğunun açlık sınırı altında yaşadığı bir ülkenin müsebbibi mevcut yönetimdir. Bu ülkenin genç beyinleri, kendisine yeni gelecek kurmak için ülkeyi terk ediyor. Bu ekonomik tablonun değişmemesi ve devam etmesi durumunda ülke bir çöküşün eşiğinde durmaktadır. Ekonomik kriz, Türk toplumunun yaşam kalitesini etkilediği gibi, ülkenin güvenliğini de doğrudan etkilemektedir. Ülke ekonomisi, eğer askeri gücünü ve diplomasisini desteklemiyorsa devletimizin ciddi beka sorunu ile karşı karşıya kalması mümkündür. Mutlu azınlığın huzur hakkı adı altında hayatını sefa içerisinde sürdürdüğü bir ortamda, toplumun ihtiyaçlarından habersiz olmaları normaldir. İktidar, savunma sanayisinde ve terörle mücadeledeki başarıları ile övünmektedir. Ancak gerçek tablo bu övünmenin içinin boş olduğunu göstermektedir. ABD genel kurmay başkanı, Suriye’nin kuzeyini ziyaret ederek, PKK’nın Suriye kolu olan YPG’yi devletleştirme sürecine girmiştir. ABD’nin İŞİD ile mücadele için Talabani güçlerine vermiş olduğu helikopterler, PKK yöneticilerinin hizmetine sunulmuştur. YPG’ye 50 bin tır silah yardımı yapılırken, AKP iktidarı, Amerika’yı kamuoyu önünde eleştirmek dışında hiçbir somut adım atamamıştır. Suriyeli sığınmacıların ve dünyanın geri kalmış bölgelerinden gelen milyonlarca insanın Türkiye’yi kültürel ve ekonomik olarak işgal etmelerine sessiz kalınmaktadır. Bu sessiz işgalin Türkiye’nin geleceğine vereceği hasar yine helallik istenerek mi çözülecektir? İktidarın en iyi yaptığı iş somut adımlar atmadan sadece söylem üretmektedir. Gelinen tablonun müsebbibi dışarıda aranmaktadır. Küresel güçler ve dış güçler elbette ulusal çıkarları doğrultusunda Türkiye’ye karşı hasım politikalar uygulayacaktır. Uluslararası ilişkilerin doğasında bu vardır. Güçlü ülkeler, bu hasımlığa karşı önlem alıp, karşı koyabilmeli ve sorumluğu dış güçlere atmamalıdır. Deprem felaketinin ilk üç gününde organize olamayan, canını korumakla yükümlü olduğu vatandaşlarını enkaz altından çıkaramayan bir iktidarın büyük Türk milletine vereceği bir şey kalmamıştır. Devlet yöneticileri, her olayda en kötü durum senaryosuna göre kendini hazırlamak ve buna göre önlemler alıp, hasarı en az seviyeye indirmek zorundadır. Deprem doğa olayıdır, ancak yeterli ve gerekli önlemler almayıp 50 bin insanımızın hayatını kaybetmesine neden olmak ancak ülkenin düzgün yönetilemediği ile açıklanabilir. Kıymetli hemşerilerim, Türkiye’nin bu yönetim krizinin sonlandırılması ve içinde bulunduğu ekonomik krizden çıkabilmesi için iktidar değişikliği hayati önem taşımaktadır. Aksi takdirde Türkiye varlık yokluk mücadelesi verme ile yüz yüze kalacaktır. Büyük Türk milletinin, ülkemizin karşı karşıya kalacağı tehditler karşısında bütün varlığı ile mücadele edeceğine kuşkumuz yoktur. Ancak bu mücadele liyakatli yöneticilerle daha etkili olur. Bu sorumluluğu almak ve cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye’nin bütün dünyanın yaşamak için imreneceği bir ülke olarak inşa etmek için yola çıkmış bulunuyoruz. Bu yolda bütün hemşerilerimizin sorumluluk alması ve felaketleri bize kader olarak gösteren bu köhnemiş zihniyetin iktidarını sonlandırmak için gayret etmeye ve yanımızda mücadele etmeye davet ediyorum. Büyük Türk milletinin büyüme, genişleme, refah ve güvenlik içerisinde yaşama arzularına karşılık veremeyen hiçbir iktidarın, varlığını sürdürmesine imkân yoktur. Kıymetli hemşerilerim, ayağa kalkın ve hakkımız olan müreffeh yaşamı ve cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında büyük Türkiye idealini hep birlikte inşa edelim. Büyük Türk milletine hizmet için çıktığımız bu yolda siz hemşerilerimizin desteğini bekliyoruz.