Isparta, eğitim şehri kimliğiyle öne çıkan bir kent.
Başarılı devlet okulları, nitelikli özel eğitim kurumları ve iki devlet üniversitesiyle önemli bir potansiyele sahip. Ancak bu güçlü yapının tamamlanması için eksik kalan bir halka var: Vakıf üniversitesi.
Bugün Isparta’dan yüzlerce aile çocuklarını vakıf üniversitelerinde eğitim almaları için Antalya’ya, Konya’ya, İstanbul’a, Ankara’ya, hatta Kıbrıs’a gönderiyor. Bu öğrenciler ve ailelerin oluşturduğu ekonomik değer de doğal olarak başka şehirlerin ekonomisine katkı sağlıyor.
Oysa Isparta, bu potansiyele sahip bir şehir. Nasıl ortaöğretimde özel okul ihtiyacı karşılanıyorsa, yükseköğretimde de vakıf üniversitesi ihtiyacı artık görmezden gelinmemelidir.
Üstelik kurulacak üniversitenin devasa bir kampüse sahip olması da gerekmiyor. Geleceğin mesleklerine odaklanan, yapay zekâ, yazılım, sağlık teknolojileri, tarım ve savunma sanayii gibi alanlarda eğitim veren butik bir vakıf üniversitesi, hem Isparta’ya hem de Türkiye’ye önemli katkılar sağlayacaktır.
Artık Isparta’nın bu konuyu yüksek sesle konuşmasının zamanı geldi. Çünkü eğitim yatırımı, sadece bugünü değil, geleceği de inşa eden en değerli yatırımdır.

